Panasonic Lumix DMC L1 DSLR kamera incelemesi : Panasonic yıllardır kompakt dijital fotoğraf makineleri üretmekte. Bu modellerde MEGA O.I.S. (Optical Image Stabilisation / Optik Görüntü Sabitleyici) gibi dikkat çekici özelliklere rastlıyoruz ve objektiflerde de Leica markasının tercih edildiğini görüyoruz. Ancak Panasonic’in bununla yetinmeye niyetli olmadığı görülüyor. Bir Japon markası olan Panasonic’in kapsamlı bir üretici firma olmak istediği görülüyor. Fotoğrafçılık dünyasında bunun için göze çarpan bir DSLR modele ihtiyacınız var. Panasonic ilkönce Olympus ile güçlerini birleştirdi. Panasonic elektronik birikime sahipken Olympus’un uzun yıllara varan bir SLR deneyimi bulunuyor. Bu işbirliğinin sonucu da karşımıza Panasonic Lumix DMC-L1 modeli ile çıkıyor. L1 dijital kamera Panasonic’in işini ciddiye aldığını gösteren oldukça ilginç bir ürün.
Panasonic Lumix L1 - FourThirds Sistem
FourThirds sistem, bu yılın başlarında Panasonic L1 modelinin duyurulması ile nihayet kendisiyle uygun çalışan bir firma işbirliğine kavuşmuş oldu. Leica Photokina Fuarı’nda buna benzer bir model tanıtmıştı ve şimdi hepsi beraber üç üretici firma olmuş durumdalar. FourThirds Sistemin avantajlarından bir tanesi de bu alanda getirmiş olduğu standardizasyon. Bu standart sayesinde markalara bağımlı olmaksızın objektif değişimi de gerçekleştirilebiliyor. Böylece kullanıcılar satın alacakları sistem üzerinde daha kolay ve özgürce karar verebiliyorlar. Üstelik FourThirds Sistemi sayesinde kamera gövdeleri ve objektiflerde daha ufak boyutlar tercih edilebiliyor.
Panasonic L1 - Leica D Vario-Elmarit 14-50mm objektif
Olympus’un yanısıra Panasonic de Leica ile işbirliği içerisinde. Bu yüzden kameranın objektifinin Leica markasını taşıyor olması hiç de şaşırtıcı değil. Ancak bu, objektifin gerçekten Leica tarafından tasarlanıp üretildiğini de göstermiyor. Buradan anlaşılması gereken, objektifin Leica tarafından belirlenmiş yüksek standartları gerçekten birebir sağladığıdır. Kameranın Leica D Vario-Elmarit 14-50mm f/2.8-3.5 objektifi oldukça büyük ve kaya gibi sağlam bir model. Sonuç olarak objektifi Panasonic Lumix L1 dijital fotoğraf makinesine büyük bir çekicilik kazandırıyor. Karşınızdaki kesinlikle düze veya basit bir fotoğraf makinesi değil. DMC-L1 dijital kamera kullanıcıya ne yaptığını hissettiren bir ürün. Kamera ve objektifin kullanıcı üzerinde uyandırdığı izlenim harika!
Panasonic Lumix DMC-L1 SLR - Canlı ön izleme
Hiç şüphesiz Panasonic L1 dijital SLR fotoğraf makinesinin dikkat çeken özelliklerinden bir diğeri de daha önce Olympus E-330 DSLR modelinden tanık olduğumuz Live View (canlı ön izleme) fonksiyonu. Her iki model de Panasonic tarafından tasarlanmış olan LiveMOS özelliğini kullanıyor. Live View özelliği çekim yaparken optik vizör yerine LCD ekran üzerinden canlı ön izleme yapmanıza olanak tanıyor. Özellikle makro çekimler yapmayı seven kullanıcılardansanız bu özelliğin avantajını yaşıyorsunuz. Live View, otomatik odaklama özelliği açık ve kapalıyken her iki durumda da kullanılabiliyor. Ancak Olympus’un modelinin aksine Panasonic’in Lumix DMC-L1 dijital SLR kamerasındaki Live View özelliği sadece tek bir modda çalışıyor ve ayarlanabilme seçeneği yok. LiveMOS algılayıcı toplam 7.5 milyon piksele sahip. Bu, günümüzde sürmekte olan “piksel savaşlarına” bakılarak fiziksel bir bakış açısından karşılaştırma yapıldığında modası geçmiş gibi görülse de, oldukça iyi bir rakam. Yüksek piksel rakamlarını gereğinden fazla dikkate almamanızı öneriyoruz çünkü piksel kalitesi piksel miktarından çok daha önemlidir. Kameranın görüntü algılayıcısı kullanım alanı gittikçe yaygınlaşan CMOS teknolojisine sahip. CMOS görüntü algılayıcının en önemli avantajlarından biri de daha az enerji harcıyor olması.
Panasonic L1 LiveMOS - Venus Engine III
LiveMOS’dan gelen sinyaller kameranın yeni Venus Engine III görüntü işlemcisi aracılığı ile görüntü haline çevriliyor. Görüntü algılayıcı, renklerin gerçek değerlerinin ve görüntü üzerindeki sinyal/noise oranlarının belirlenmesi konusunda oynadığı büyük rol ile fotoğrafın oluşturulması sürecinin önemli bir adımını oluşturuyor. Bu işlemler geleneksel fotoğrafçılıktaki filmin banyo aşamasına karşılık olarak görülebilir. Venus Engine III görüntü işlemci ayrıca, oluşturulan bu görüntülerin belleğe hızlı bir şekilde kaydedilmesi görevini de gerçekleştiriyor. Görüntü işlemcinin bu versiyonu Venus Engine II’nin geliştirilmiş bir modeli. Panasonic, bu işlemcinin enerji sarfiyatını önceki versiyondakine kıyasla %80 oranında düşürmeyi başarmış. Böylece daha az enerji ile daha çok kullanım süresi elde ediyorsunuz.
Panasonic L1 DSLR - SuperSonic Wave Filter
DSLR fotoğraf makinesi kullanıcılarının en büyük sıkıntılarından bir tanesi, toz vb gibi küçük parçacıkların görüntü algılayıcı üzerine bulaşarak görüntü üzerinde siyah noktacıklar oluşturma riskidir. Bu can sıkıcı probleme çözüm üretmeye çalışan üretici firmaların sayısı da artıyor. Panasonic bu sorunu, görüntü algılayıcının ön kısmına yerleştirdiği titreşimli bir filtre ile çözme yoluna gitmiş. SuperSonic Wave Filter olarak adlandırılan bu sistem görüntü algılayıcı üzerindeki olası tanecikleri titreşimle temizliyor. Titreşimle görüntü algılayıcıdan ayrılması sağlanan tanecikler, tekrar görüntü algılayıcı üzerine bulaşma riskini ortadan kaldırmak amacıyla, alt kısımdaki yapışkan bir yüzey ile yakalanıyorlar. İki firma arasındaki işbirliği düşünüldüğünde bu sistemin Olympus’un sistemi ile benzerlikler taşıması hiç de şaşırtıcı değil. Neticede, tekerleği tekrar icat etmenin hiç gereği olmadığı ortada.
Panasonic DMC L1 SLR incelemesi
Panasonic Lumix L1 dijital SLR fotoğraf makinesi, özellikle Panasonic’in hedeflerini göstermesi açısından, gerçekten çok ilginç bir model. Panasonic’in ilk DSLR modeli olan cihazın devam modellerini gelecekte göreceğimize de hiç şüphe yok. DMC-L1 dijital SLR fotoğraf makinesini dikkate değer bir süre zarfında detaylı bir şekilde test edip inceledik. Panasonic Lumix DMC-L1 dijital fotoğraf makinesi incelememizin tüm detaylarını ilerleyen sayfalarda bulabilirsiniz. |
|

|